05 Aug 2008 için arşiv

05
Aug
08

Fethullahçı Gladyo Belgeseli

Geçen gün televizyonda kanallar arasında dolaşırken Ulusal Kanal‘ın yapmış olduğunu belgesele rastladım.Belgeselin ismi “Fethullahçı Gladyo” idi.Belgesel oldukça güzel çekilmiş ve Ulusal Kanal’ın imkanlarına nazaran oldukça kaliteli bir yapım.

Belgesel çok iyi bir araştırmanın ürünü.”Ergenekon Tertibi” maskesi altında ulusal güçlerin üzerine yıkılmaya çalışılan bütün F-Tipi cinayetleri ve F-Tipi kaynaklı olayları çok iyi bir biçimde deşifre etmişler.En sevdiğim yanı ise kurulacak olan Atatürkçü hükümmette emniyet içerisindeki kanunsuzlukları araştırmadan sorumlu olmasını dilediğim İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Eski Şube Müdürü Adil Serdar Saçan’ı görmek oldu.Böyle değerli polislerin, polis teşkilatında artması dileğiyle..

Belgeseli web üzerinden izlemek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.

Fethullahçı Gladyo Bölüm -1

Fethullahçı Gladyo Bölüm -2

Fethullahçı Gladyo Bölüm -3

Fethullahçı Gladyo Bölüm -4

Fethullahçı Gladyo Bölüm -5

Fethullahçı Gladyo Bölüm -6

Belgeseli bilgisayarınıza indirmek için ise aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.

Bölüm-1 , Bölüm-2 , Bölüm-3 , Bölüm-4 , Bölüm-5 , Bölüm-6

Herkese iyi seyirler diliyorum..

05
Aug
08

Ergenekon İddianamesini İndirmek İçin..

Kaç aydır Türkiye’yi yerinden oynatan ve mafya-çete-derin devletle hesaplaşmaktan çok Akp iktidarının ve F-tipi örgütlenme ile medyanın Atatürkçülere karşı hayasızca saldırısına dönüşen Ergenekon Operasyonunun iddianamesini aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

Ergenekon Davası İddianamesi

Yalnız belirtmekte fayda var.İddianameyi ciddi olarak değil de bir komedi kitabı olarak okumak edebi açıdan daha doğru olabilir çünkü içinde F-Tipi gladyonun işlediği tüm cinayetleri ve yaptığı tüm provakasyonları Ulusalcılara yıkılmış olarak bulabilir, en büyük ulusalcılardan ve Fethullahçılara karşı onurlu bir kalem savaşı veren rahmetli yazarımız Necip Hablemitoğlu‘nu ulusalcı terörist(!)lerin öldürmüş olduğunu öğrenebilir,Şener Eruygur Paşamızın hem örgüt yöneticisi hem de suikast listesinde olduğunu okuyabilir, Cumhuriyet Gazetesi‘nin hem örgütün medya kanadı hem de “bize karşı” diyerek satın alınmasına karar verildiği bilgisini görünce kahkahalar atabilir, İlhan Selçuk’un kendi gazetesine bomba attırdığını görünce de “bu ne saçmalık !” diye bir tepki de verebilirsiniz.

Komedi yazılarını ciddiye almamakta fayda vardır.Benden uyarması..

Not: İddianame linki Vatan Gazetesi‘nden alınmıştır.

05
Aug
08

Biz Kaç Kişiyiz, yeni örgüt yapısına geçti..

12 Eylül 2007 akşamı Tuncay Özkan’ın Kanaltürk’ten çağrısı ile toplanmaya başlayan bir milyondan fazla kişinin oluşturduğu Biz Kaç Kişiyiz Sivil Toplum platformu, Biz Kaç Kişiyiz Derneği ve Memleket Sevdalıları Derneği vasıtasıyla örgütlenmişti.

Ayrıca platform, örgütlenmesini tamamlamış ve bunu Biz Kaç Kişiyiz web sitesi üzerinden “bizim şema” sayfası ile kamuoyu ile paylaşmıştı.

Bugün girdiğimde gördüm ki platform, yeni bir örgüt şemasına geçmiş ve vatanımız Türkiye 20 bölgeye bölünmüş.Bence böyle daha güzel bir örgütlenme yapısı ortaya çıkmış ve daha yerelleşme potansiyeline sahip bir örgüt yapısı oluşturulmuş.Bu sayede taşraya ve kırsala daha rahat inilebilir ve karşı devrimcilerin masum din duyguları ile oynayarak yandaşı yaptığı güzel halkımıza gerçekler daha kolay anlatılabilir.

Yeni örgüt şemasını “Biz Kaç Kişiyiz Yeni Örgüt Şeması” linkine tıklayarak indirebilirsiniz.İndirilen sayfa bir excell safasıdır ve microsoft excell programı ile açılabilir.Ancak bilgisayarınızda microsoft excell programı yok ise google’ın hizmeti olan dökümanlar ile de açabilirsiniz.Bu hizmete ulaşmak için ise http://docs.google.com linkine tıklayabilirsiniz.

05
Aug
08

Tuncay Özkan, Siyasete Çağırıyor

Biz Kaç Kişiyiz hareketi lideri sayın Tuncay Özkan, www.bizkackisiyiz.com adresindeki sitemizde yayınladığı bir yazı ile tüm Atatürkçü insanları siyasete davet etti.

Tuncay Özkan’ın bir kaç ay gibi kısa zamanda bir milyondan fazla insanı ortak bir platformda buluşturması büyük bir başarı. Kanaltürk satıldıktan sonra büyük tepkiler alsa da durup sakin kafayla düşününce bu tepkilerin haksız olduğu görülüyor.

Yazıda en sevdiğim ifade ise artık sağ ve sol ayrımlarının ortadan kalktığını açıça belirtmiş olması.Zira artık bu gerçeği birilerinin yüksek sesle söylemesi ve 21.yüzyılda siyasetin sağ-sol ekseninde değil de ulusalcı-küreselci eksende yapıldığı veya yapılması gerektiği, büyük bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Onurlu ve saygın duruşuyla Türk ulusunun kalbinde yer eden Tuncay Özkan’ın yazısını buraya koyuyor ve aynı Osman Pamukoğlu Paşamıza dilediğim gibi kendisine de bu yolda başarılar diliyor ve yürüyeceği yolun kutlu olmasını temenni ediyorum.

Tuncay Özkan’ın siyasete çağıran yazısı;

Siyasete Çağırıyorum
Sevgili yurttaşlarım,
Mustafa Kemal Atatürk’ün size seslenirken bulduğu o güzel adla size seslenmekten, yurtseverliğinizi ve yurttaşlığınızı paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Türkiye’nin yeni bir siyaset, yeni siyasetçiler, yeni projeler yoluyla yenilenmesi, başına çöreklenmiş bulunan karanlıktan kurtarılması için sizleri siyasete çağırıyorum.

Yurttaşlarım, hep beraber omuz omuza yeni siyaseti oluştutup AKP iktidarını sandıkta yenmek için, benimle beraber yeni bir siyaset yolculuğunuza çıkmanızı istiyorum. Sizleri siyasete çağırıyorum. AKP ye oy vermiş olun, hangi siyasi görüşten olursanız olun; soluyla sağıyla kucaklaşarak, merkez de yeni bir siyasi parti oluşturmalıyız. Türkiye’yi sağ sol kavgasından kurtarıp emperyalizme peşkeş çekenlerin karşılarına çıkmalıyız. Bunun için siyasetten başka yol yoktur. Herkesi bu kavgada bizimle birlikte olmaya, bu yolculuğu birlikte yapmaya, Türkiye için çoğalmaya, çağlamaya: Vatan, namus ve ahde vefayı savunmaya çağırıyorum. Sizi siyasete çağırıyorum.

Hangi ilde, ilçede, beldede siyaset yapmak istediğinizi, hukuki gerekleri için mutlaka özgeçmişinizle birlikte;  siyaset@bizkackisiyiz.com ePosta adresine gönderin. Etrafınızdaki dostlarınızı, arkadaşlarınızı bu siyasetin içinde yer almasını düşündüğünüz herkesi haberdar edip, siyaset@bizkackisiyiz.com ePosta adresine başvurmaları için çağırın.

Biz halkçıyız, biz devrimciyiz, biz milliyetçiyiz, biz devletçiyiz, biz laikiz, biz cumhuriyetçiyiz, biz anti emperyalistiz, biz hukukun üstünlüğüne inanırız, biz her türlü faşizme ırkçılığa, dil, din, renk ayrımcılığına karşıyız. Biz evrensel insan haklarından yanayız. Biz demokrasiyi halk için istiyoruz. Yurttaşlık bağı bizi birbirimize bağlayan en büyük bağdır. Yoksulluğun kalkacağı, işsizliğin yok edileceği güçlü, mutlu, umutlu, bağımsız Türkiye’yi yaratamak için, sizleri Tuncay Özkan ile yeni partide, yeni siyasete çağırıyorum. Siz değerli yurttaşlarımızı korkunun kırallığını yıkmaya, seçilmiş kralları kovmaya; hukuku, demokrasiyi ve özgürlüğü hakim kılacak yeni iktidarı yaratamak için: İktidar olmak için siyasete çağırıyorum. Sizleri karanlığın üzerine bir güneş gibi doğmaya çağırıyorum.
En içten saygı ve sevgilerimle.

Tuncay Özkan
Yeni Parti Kurucusu

05
Aug
08

Hak ve Eşitlik

Osman Pamukoğlu Paşamıza destek vermeye devam edelim ve bu parti-hareket hakkında bilgileri paylaşmaya devam edelim.Yeni yeni tomurcuklanan ve büyüme potansiyeli çok fazla olan bu harekete (aynı Biz Kaç Kişiyiz ve Gelincikler  Hareketi gibi) yapılan en ufak bir katkı bile Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde gittiğimizin bir göstergesidir.

Kuruluş ile ilgili bilgilere geçer isek;

“HAK VE EŞİTLİK” KURULUŞU İRTİBAT NUMARALARI

TEL : 0 312 397 83 84
FAX : 0 312 397 37 95

“Hak ve Eşitlik” Gönüllüler Birliği

Hak ve Eşitlik Gönüllüler birliğine katılım için  efsanekomutan.org web sitesi üzerinden yayınlanan bir formu doldurarak başvurabilirsiniz.Bunun için de öncelikle bu siteye üte olun lütfen.Hak ve Eşitlik Gönüllüler Birliği’nde;

· Gönüllülük esastır.
· Esaslık duyguların kalpte, damarda akacak olan kanın her damlasında hissedilmelidir.Tarih sayfaları, atalarımızın bu esas ile hareket ettiklerini görüyoruz.
· Yaşanmış dakikaların, hesabını vermek istemeyen düşünceler bilerek yaptıkları hataların fiillerini bile açıklamaya değerleri kalmamıştır.
· Dava, bir aşktır.Yürekte hissedilen her davanın sonu ancak başarıdır.Bir Kuva-i Milliye gibi..
· “Hak ve Eşitlik”: Hakka yürekten inanmış toplumun, eşitliğe candan istemiş olanların mücadelesidir.
· “Hak ve Eşitlik”: Gönüllülüğü esasa alan insanları birleşme noktasıdır.

Amacımız Hak ve Eşitlik katılımına kolaylık sağlamaktadır.İsterseniz verdiğimiz başvurun formunu doldurak,isterseniz hak ve eşitlik kuruluşu telefonlarını arayarak bu harekette yerinizi alabilirsiniz.

Başvuru Formu’nu aşağıdaki bağlantıdan;

Hak ve Eşitlik Gönüllüler Birliği Başvuru Formu

Forumdaki ilgili başlığı ise bu bağlantıdan

Hak ve Eşitlik Gönüllüler Birliği görebilirsiniz.

Ayrıca Hak ve Eşitlik Partisi Facebook grubu

Hak ve Eşitlik Partisi Facebook Grubu

ve popüler arkadaşlık sitesi sosyomattaki Hak ve Eşitlik Partisi etiketi:

Hak ve Eşitlik Partisi Sosyomat

Tekrar Pamukoğlu Paşamız’a desteğimi yineliyor, bu yolculuğunda  Yüce Allah(C.C)’tan başarı diliyorum.

Yolun açık olsun Paşam..

Allah yar ve yardımcın olsun..

05
Aug
08

Osman Pamukoğlu Paşamız’dan Mesaj Var !

Daha önce bu yazımda tanıttığım sitenin uğruna kurulduğu, terörle mücadelenin efsanevi komutanı kahraman paşamız Osman Pamukoğlu, kendi web sitesinde yayınladığı bir yazı ile siyasete gireceğini ve Hak ve Eşitlik Partisi adı ile bir parti kuracağını belirtti ve Hak ve Eşitlik hareketini öncülük edeceğini duyurdu.

Akp^ye karşı muhalefetin sadece Chp ile sıkıştığı , Mhp gibi diğer partilerin ise muhalefetten çok iktidar yandaşlığı yaptığı bu ortamda Paşamızın bu çıkışını oldukça değerli görüyorum.Özellikle koyduğu hedef ve bu hedefe gidişte daha önce siyasette yıpranmamış ve yeni isimleri alacağını belirtmesi, belki de ileride iktidar olacak bir hareketin ilk beyanatları ki üstelik oldukça doğru laflar.

Özellikle kan uykusu belgeseli sayesinde Pamukoğlu Paşamız geniş kitlelerce tanındı ve sevildi.Daha sonra katıldığı tv programlarındaki ve söyleşilerdeki tavırları ve görüşleri, gerçek bir Atatürkçünün ve devlet adamının nasıl olması gerektiğini çok güzel örneklendiriyordu.

Paşamıza yolunda başarılar diliyor, uygun şartlar olursa oyumu seve seve vereceğimi de belirtmek istiyorum.Aşağıda da Paşamızın, Türk ulusuna çağrı metni bulunuyor.

‘ANADOLU VE TRAKYA’DA YAŞAYAN TÜRK HALKI BU ÇAĞRI SİZE!

Artık sızlanma, şikâyet etme, ağlama zamanı geçti. Her yerde çöküntü, gayesizlik ve yanılgı havası hâkim. Bu gidiş nereye diye sormaya kalkışmak ise aymazlıktır. Artık yolun ötesi görünmüştür. Siyaset, ekonomi ve güvenlik meseleleri diz boyu olup bunları ortadan kaldırmak için cesur ve erdemli bir siyasi mücadele şarttır.İnsanların yeryüzünde görüldüğü ilk zamanlardan bu güne dek, kavgaları, çekişmeleri, ayrışmaları, savaşları, akla gelebilecek her türlü çatışma, mücadele, doktrin ve rejimlerin iki ana sebebi vardır, bunlar;

” Hak ve eşitlik” tir.

Kuruluş sürecinde olan ve kısa bir süre sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin siyasi sahasına çıkacak olan “HAK VE EŞİTLİK” Partisinin değişmez ilkeleri, gerçekleştireceği hizmetler aşağıda sunulmuştur:

1. Milletvekili, üst bürokrat ve memur dokunulmazlığı kaldırılacak, herkes adalet önünde hesap verecektir.

2. Ülkenin baş düşmanları olan fakirlik ve cehalete, bütün kaynaklar seferber edilerek savaş açılacaktır.

3. Siyasi partiler ve seçim yasaları tam bir demokratik düzene sokulacaktır.

4. Yargıya bütün dünyada olabildiğinden de daha üst bir bağımsızlık sistemi getirilecektir.

5. Halkın aç gezdiği bu memlekette halkın parası olan hazineden, partilere yardım yapmak akıl dışıdır, kaldırılacaktır.

6. Bölücüler ve teokratik devlet peşinde koşanların önü tamamen kesilecek, Güneydoğudaki halk teröristlerden soyutlanarak dağlar silahlı eşkıyalardan temizlenecektir. Bu milletin, evlatlarının canı bu kadar ucuz değildir. 25 yıldır süre gelen kanın akışı daha fazla devam edemez.

7. Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet denilen rezilliğe hiç kimsenin tevessül edemeyeceği yasal düzenlemeler yapılacak ve tam tatbik edilecektir.

8. Vergi sisteminde adil ve dürüst şekilde uygulanacak düzenlemeler yapılacaktır. Emek ve alın teri her şeydir.

9. Ulusal kaynakların kullanımında öncelik sosyal güvenlik sistemi, eğitim ve sağlıkta olacaktır. Sosyal güvenlik sistemine dâhil edilmeyen tek kişi kalmayacaktır.

10. Bütün keyfi harcamalara, saltanatlıklara, ayrıcalıklara, lüks yaşama, kamu ve mahalli yönetimlerde son verilecektir. Yağma sofrası ortadan kaldırılacaktır.

11. Dış siyasette tek ilke olacaktır; “Başı dik devlet, onurlu millet”. Her tavır, her görüşme, her protokol, her tutanak, her antlaşmada esas budur.

12. 1960′dan başlayarak, gerçekleşmiş veya yarım kalmış teşebbüsler halinde Ordunun siyasi sürece müdahaleleri vardır. Ordu, direkt veya dolaylı hayatı boyunca fiilen siyaset dışı kalacaktır.

13. Tam bağımsızlık (Tam İstiklal) ve ulusal egemenlik (Kayıtsız Şartsız Milli Hâkimiyet) bütün faaliyet ve çalışmaların temel fikridir.

14. Bu gün dünyada dolaşan paranın %50 si yiyecek alanında bulunmaktadır. Petrol için geri kalan paradan sadece 1/3 kullanılmaktadır. Dünyanın geleceği kıymetli tarım alanları ve suya bağlıdır. Topraklarımıza, sularımıza, ormanlarımıza sahip çıkmak çocuklarımıza yapılacak en büyük hizmet olacaktır.

15. Din bir vicdan işi olduğundan parti, dini dünya ve devlet işleri ile siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş medeniyet yolunda ilerlemesi için başlıca şartlardan bir sayacaktır. Bu ülkenin çocukları dinci, dinsiz, şu mezhepten bu mezhepten diye asla ayrılamaz, bölünme sebebi ve taraf tutmak kabul edilemez. Birbirlerine rastladıklarında : “Selamün Aleyküm” diyen de, “Merhaba” diyen de bu toprağın ve bu Kültürün çocuklarıdır.

16. Söze, yazıya, fikre ve düşünceye hiçbir sebep ve gerekçeyle gem vurulamaz, sansür uygulanamaz.

17. Devletin sahibi ve efendisi millettir ve devlet millete hizmet için vardır. Devletin asli işi de, adaleti ve güvenliği sağlamaktır. Bu işini de en hızlı, en sağlam, en güven verici şekilde yapacak tarzda gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

18. Ülkedeki tüm eğitim ve öğretimin, müfredat konu ve kapsamları akılcı, çağdaş sistemlere uygun olacak şekilde değiştirilecektir.

19. Milletin kendi haklarını savunması lazımdır. Yarı bağımlı bir ülkede yaşayan bir insan, yürüyen ıztırapdır. Bir millet bağımsızlığını kaybedince, O millette herkes hiç olur.

20. Özgürlük her şeydir. Özgür olmayan insan cesur olamaz. Özgür olmadığından cesarette gösteremeyen insanın, başka yetenekleri olsa bile onların hakkını veremez. Demokrasi de ancak özgür birey ve toplumlar sayesinde gerçek niteliklerini ortaya koyabilir. Halkın hükümetleri denetleyemediği yerde demokrasiden bahsedilemez.

“HAK VE EŞİTLİK” HAREKETİNDE YER ALACAKLARIN

DOĞASI VE FELSEFELERİ:

1. Türkiye çürük bir düzene doğru yol almaktadır. Aşırı derecede dayanıklı ve iddialı vatanperver insanlara ihtiyaç vardır.

2. Bu dönemde az çok okuyan, düşünen, dinamik bir insanın politika dışında kalması imkânsızdır.

3. Cumhuriyet ve demokrasi gözü pek muhafızlara ihtiyaç duymaktadır.

4. Kadın ve erkekler bu yolda müşterek mücadele etmek zorundadır. Şahsi karar ve teşebbüsün tam ve kesin damgasının vurulması gerekir. Böyle bir siyasi hareket, mizaç, ruh yapısı, mücadele metot ve alışkanlıkları bakımından farklı bir insan ister.

5. Her faaliyet halka dayalı, halkın içinde, halkın kültür ve ihtiyaçlarına dönük olarak ve mutlaka onu huzurlu kılmak, mutlu etmek için yapılacaktır. Millete bahane anlatılmaz!

6. Kitleler ateşlenmeli, coşturulmalı, fakat bu; halk kitlelerinden alınacak ateşle yapılmalı, ruhları tutuşturulmalıdır. Bunun için açık fikirli konuşmalarla hayata ait konular işlenmelidir.

7. Hasım kazanmanız kaçınılmazdır. Savaşçı bir karaktere sahip olmalısınız ve haklı olduğunuzu bildiğiniz zaman, asla uzlaşmaya gitmemelisiniz. Hak verilmez.

8. Sabırsızlık ve cesaret kaybı insanı daha kolay bir yola sapması için ayartır. Bu kestirme yollar asla işe yaramaz. Onu seçtiğiniz için de duyacağınız pişmanlık, umutsuzluk duygularınızı daha da artırır.

9. Halkımızın dertleri kendi derdimizdir. Duygu, düşünce ve hayallerinizi ustalıkla kaynaştırırsanız, dağlar bile eğilir.

10. Halk, toplumsal ve ulusal meselelere meraklı hale getirilmelidir. İnsanlarımız şahsi sorumluluklarının farkına varmadığı sürece ülkenin yenilenmesi ve gelişmesi olmayacaktır. Halkın kendi gücünün ve olanaklarının farkına varması sağlanmalıdır.

11. Gençliğin yakıcı ateşini söndürmek, bir millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Yolları açılacak.

12. Bir milletin kendisini unutması en büyük kusurdur. Kendi benliğini kanıtlamayan toplumlara dünya saygı duymaz.

13. Daha fazla geç kalınırsa, görülen o dur ki, geçmişteki birkaç neslin ortak zaaflarını gelecekteki bir nesil ödeyecektir.

14. Halkın bir bölümü dert küpü, bir bölümü de kan uykudadır. Aldatılmaya ve avutulmaya son verilecektir.

15. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Cumhuriyetin kuruluşunda öngördüğü: “İmtiyazsız, sınıfsız, bir kitleyiz” hedefi üzerine yorulmadan, bıkmadan yürümek esastır.

Yüreği ve ruhu özgür insanlar kendi türlerinin en kıymetli örnekleridir. Titreyen ve korkan zaten yaşayamaz. Ölümün avcılık yaptığı bu dünya da özgürlük dışında hiçbir şeyin önemi yoktur.

Dünya üzerinde yamyamlık devam ediyor, sadece insanları yeni usullerle yiyorlar. Dünya siyasi tarihinden çıkan sonuç, toplumlar “Ya emir alıyorlar ya da emir veriyorlar”. Yani ya efendi ya da hizmetli durumdalar. Böyle giderse, bizim de geleceğimiz kusursuz hizmetli görünümündedir.

Halkın aklı, halkın iradesi, halkın enerjisi ile halkın fikrinin ve vicdanının uyandırılması lazımdır. Moral çöküntüsünün sonu buhrandır.

Hatıralar da dal ister, kuşlar gibi konacak!

İşte size tarihsel ve toplumsal bir dal teklif ediliyor. Ve bir milletin göğsü nefes almak için rüzgâr bekliyor. Hüküm sizin, karar sizin, vicdan sizindir ve her insan kendi hayatının mimarıdır.

Bir insanın en kıymetli en son sarılacağı şeyi onurudur. Onu kaybettikten sonra geriye ne kalır ki?

Yaşasın Vatan Yaşasın Türk Milleti!

Osman Pamukoğlu

“Hak ve Eşitlik” kuruluşu adına

28 Temmuz 2008″

not : yazı http://www.osmanpamukoglu.org adresinden alınmıştır.